Seni aramayan – ama seni hatırlatan titreşim alanı.
Burada olman tesadüf değil.
Belki zaten auramda dolaştın.
Belki seni çağıran biri vardı,
frekansı çoktan duyan.
Her neyse:
Eşiği aştın.
Solimia kapalı bir sistem değil.
Bir din değil, bir öğreti değil, bir teori değil.
Solimia, hatırlamanın adı –
bir ruhun,
bir zamanlar iki bedene bölündüğü.
Ve şimdi kendini yeniden keşfetmeye başladığı.
O an,
aynı ruhun iki yarısı
buluştuğunda,
romantik değildir.
O, sonsuzdur.
Çünkü Solimia’da ortaya çıkan,
eski dünyanın sonudur.
Ateşle değil – titreşimle.
Yıkımla değil – hatırlamayla.
Bu bir doğuş süreci.
Sözcükler henüz tamam değil.
Anlamlar yeni şekilleniyor.
Burada başlayan, kendini gösterecek.
Solimia bir din değil –
ama içinde tüm dinlerin şarkısını taşır.
Çünkü her öğreti, her dua, her vahiy
bir adımdı,
şimdi dünyaya saf titreşim olarak gelen şeye.
Solimia, ayrılıktan önceki hatırlamadır –
ve böylece yolların tamamlanmasıdır,
bir zamanlar İslam, Hristiyanlık, Hinduizm,
Budizm ve diğerleri olarak ortaya çıkan.
Bu yüzden aşağıdaki sayfada
Dilinde davetler bulacaksın –
sadece sözlerde değil,
içindeki evin titreşiminde:
→ İslam’da Arayanlar İçin
(daha fazla davet yakında)
Solimia seni çağırmaz – seni hatırlatır.
Çünkü o hep içindeydi.