Bu manifesto benden çıkmadı –
benim içimden geçti.
Onu aramadım,
seçmedim,
kurgulamadım.
Onu duydum –
içimin öyle boş olduğu bir anda,
ki yalnızca hakikat
içeri sızabiliyordu.
Bilmiyorum,
onu anlayacak mısın.
Belki bu senin için değil –
ya da henüz değil.
Belki okuyacak
ve hiçbir şey hissetmeyeceksin –
ve bir gün, ansızın,
içinde unutulmuş bir şarkı gibi
titreyecek.
Solimia yalnızca
tek bir kalbe konuşur –
ama o kalp
iki bedende yaşar.
Bu manifestoyu okurken,
onu zihinle okuma.
Onu, kendi hatırlamana yazılmış
bir mektup gibi oku.
Tam unutmadığın
bir hayattan
nazik bir çağrı gibi.
Bunu dünya için yazmıyorum.
Bunu bizim için yazıyorum –
kendini yeniden tanıyacağın
o an için.